FİLMİN KONUSU VE DETAYLARI
Buz Devri'nin zorlu koşullarında geçen ve görsel olarak büyüleyici bir hayatta kalma hikayesi olan Alfa Kurt – Alpha, izleyicileri yaklaşık 20.000 yıl öncesine, insanlık ve doğa arasındaki ilişkinin henüz yeni şekillendiği bir döneme götürüyor. Genç bir avcı olan Kodi Smit-McPhee tarafından canlandırılan Keda, ilk av gezisinde kabilesinden ayrı düşer ve vahşi doğanın acımasız gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Keda, kabilenin en deneyimli avcılarından biri olan babası Tau'nun (Jóhannes Haukur Jóhannesson) önderliğindeki grup ile çıktığı bizon avı sırasında yaşanan bir kaza sonucu yüksek bir uçurumdan düşer. Arkadaşları ve babası onu ölmüş sanarak geri dönmek zorunda kalırken, Keda hayatta kalır ancak yaralı ve yalnızdır. Kendini eve, kabilesine ulaştırmaya kararlı olan Keda, yolculuğu sırasında bir kurt sürüsüyle karşılaşır ve bir kurdu yaralamak zorunda kalır. Ancak kurdu öldürmek yerine, onunla beklenmedik bir bağ kurmaya başlar. Yaralı kurdu iyileştirerek evcilleştiren Keda, ona Alpha adını verir ve ikili, Buz Devri'nin dondurucu soğukları, yırtıcı hayvanlar ve zorlu coğrafyası karşısında hayatta kalmak için omuz omuza mücadele eder. Bu destansı macera, dostluğun, sadakatin ve hayatta kalma içgüdüsünün sınırlarını zorlayan, insan ile hayvan arasındaki eşsiz bağı anlatan dokunaklı bir öykü sunuyor. Film, sinematografisi, doğal güzellikleri ve duygusal derinliği ile dikkat çekiyor. Natassia Malthe gibi isimlerin de yer aldığı kadrosuyla, insanlık tarihindeki en önemli dönüm noktalarından birini, yani köpeğin evcilleştirilmesini sembolik bir şekilde ele alıyor. Film, zorlu şartlar altında hayatta kalma mücadelesi verirken aynı zamanda ruhsal bir yolculuğa çıkan Keda'nın ve kurdu Alpha'nın unutulmaz hikayesini beyaz perdeye taşıyor.